Estonya Europe Genel

TALLİNN… Biraz daha Ortaçağ alır mıyız?

13 Aralık 2015
estonyatallinn
EDA İVGEN

EDA İVGEN

Tallinn: Riga’daki yolculuğumuz tamamlanmış, yeni arkadaşlar edinilmiş, gıybetler tamamlanmış ve yolculuk Estonya’nın başkenti Tallinn’e doğru yeniden başlamıştı. Yolculuğumuz yaklaşık 4 saat sürdü. Ama İstanbul’dan direkt gelmek isteyenler için THY yaz döneminde her gün uçak kaldırıyor.

Baltık Ülkeleri arasında en pahalısı statüsünde yer alan Tallinn Otogarı’na indiğimizde Old Town’a varmamız otobüsle 10 dakika sürdü. Bu yolun dönüşte yürürken 1 saatten fazla süreceğini hiçbirimiz tahmin edemezdik. Bu arada otobüs bileti 1.60 euro. Diğer Baltık Ülkeleri’ne göre 60 sent fazla.

 

Tallinn

Tallinn

 

 

Tallinn Old Town’da bizi resmen Ortaçağ karşıladı. İki kulenin – Viru Kapısı – giriş kapısını oluşturduğu Old Town’la kendimizi hemen gotik ve kabarık elbiseler içinde hayal ettik. Erkeklerin de dize kadar beyaz çoraplı, taytlı ve yüksek ökçeli ayakkabılı olduğunu da düşünmedik değil. Gezmeye başlamadan önce hostelimize yerleşmek için Google Map’ler işbaşındaydı.

Old Town’ın içinde seçtiğimiz MO Hostel haritaya göre tam dibimizdeydi. Ama ne bir tabela, ne bir giriş kapısı. Hostelin önünde 3 – 5 tur tavaf edip, sağa sola no 23’ü sorarken iyice ümidimizi kesmiştik. Dönüş dolaşıp kendimizi önünde bulduğumuz kapıdan artık bir cesaretle girmeye karar verdik. Kapıda ne doğru düzgün numara, ne de isim vardı.

Kapıdan girdiğimizde bizi bahçe içinde 2 katlı bir ev karşıladı. “Böbreklerimizi almasınlar?” diye Türk endişesiyle içeri girdiğimizde aradığımız yerin burnumuzun dibinde ve hiç de korkulacak bir yer olmadığını gördük. Hatta hava güneşli olsa bahçesinde keyifle oturulabilirdi de. Ama Litvanya’da başlayan yağmur, peşimizi Riga’da da bırakmamış, buralara kadar gelmişti. Eğer yaz tatiline çıkıyorsanız güneş görmemek ve montla geziyor olmak çok zordu. Tabii birimiz dışında: Kemal! Kemal, İstanbul’dan getirdiği 3 – 5 çeşit şortu giymekte kararıydı. Üşümediğini iddia etse de siz yazın bile olsa pantolonsuz, yedek ayakkabısız, montsuz, yağmurluksuz ve şemsiyesiz gitmeyin.

Tallinn

Tallinn

Hostele yerleştikten sonra Ortaçağ gezimiz başladı. Tallinn’in ara sokaklarından geçerken sanki az önce bir cadı yakılmış, kraliçe birinin kellesini almış gibi tarih kokuyordu. Handan restorana dönüşmüş mekânlardan biri olan Olde Hansa, önünde Ortaçağ kıyafetli kızlar sizi yemek için içeri çağırdığı bir restoran. Kızların kıyafetlerine ve ortaçağ havasına pek aldanmayın. Bütçeniz uygunsa aldanabilirsiniz de. Litvanya ve Letonya gibi Estonya’nın da mutfağını patates oluşturuyor. Eğer patates seviyorsan aç kalmazsınız.

Tallinn, fotoğraf çekmek için mükemmel bir yerdi. Old City’nin her yeri ayrı bir sahne. Ama ille de ara sokakları…
Havalı ve pahalı oteller Old Town’ın dışında. Buralar gece hayatıyla da dikkatimizi yeterince çekti. Valla yalan yok, kızları da erkekleri de imrenilecek kadar güzel. Tallinn diğer iki ülkeye göre (Litvanya ve Letonya) daha kuzeyde kaldığı için gündüzü de hepsinden ucuz. Yazın bu deneyimi yaşamanızda fayda var. Gezecek daha çok saat ve hiç bitmeyen bir gündüz…

Tallinn

Tallinn

 

 

Tallin’de görülecek yerlerden bazıları

Viru Kapısı: Old Town’ın girişinde sizi karşılayacak iki kule.
St.Olaf Kilisesi: 7 euro’ya tepesine çıkarak şehri kuşbakışı izleyebilir, fotoğraf çekebilirsin. Kilisenin içi de oldukça gezilesi. Kilise orgunun sesi tüyler ürpertici.
Alexander Nevsky Katedrali: Şehrin dar sokaklarından geçerek Kadriorg Sarayı’na doğru sırtınızı verdiğinizde tam karşınızda.
Kadriorg Sarayı: Kraliyet Sarayı.
Toompea Kalesi: Old Town’ı çevreleyen saray.
St. Mary’s Katedrali: Kraliyet Sarayı’yla aynı çevrede.

Tallinn

Tallinn

 

Baltık Ülkeleri’nden dönüşte eşe dosta ne alayım derseniz buraların en ünlü şeyi amber (kehribar) taşı. Kolyeler, küpeler, yüzüklerle takımı tamamlayabilirsiniz. Uğur getirmesi ve Türkiye’ye dönünce “Ah tatlım, amber küpelerimi Baltık gezimden aldım.” diye hava atması da cabası. Ama Litvanya’ya geri döneceksen fiyat açısından oradan almanı öneririz.

Son bir not; Doğu Avrupa Turu’nu, Tallinn Limanı’ndan kalkan feribotlarla Helsinki’yle tamamlayabilirsiniz.

Riga yazısı burada!

Eda İvgen Taban

instagram/salmakis_

 

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply

Spam Protection by WP-SpamFree