Europe Genel Letonya

RİGA… Hesabı kim ödeyecek?

16 Aralık 2015
EDA İVGEN

EDA İVGEN

Riga: Letonya’nın başkenti Riga’ya gezimiz için Plunge (Litvanya) İETT durağına benzer bir yerden minibüse bindik. Dört saatlik minibüs yolculuğuyla farkında bile olmadan ülke değiştirmiştik. Vize sorunu yaşayan AB dışı bir ülke olarak bu durum bizim için başlı başına ilginçti. “Oha ülke mi geçtik? İstanbul’dan Bursa’ya gider gibi…” şeklindeki söylemlerimiz tamamen saf duygularımızdandı. Yolculuk sona erdiğinde artık Riga’daydık.

Riga’da 1.gün

Old Town’daki adı kadar kendi de cheapy olan hostelimiz Cheapy Hostel’e gelmiştik. Dört kişilik tatilimiz için dört kişilik hostel odası kiralamıştık. Hostelin merdivenlerinden aşağıya inerken yankılanan Tarkan şarkısıyla yaşadığımız şokla “Oha lan Tarkan dinliyor, nasıl ya?” derken resepsiyondaki çocuğun – adı Siyavuş – “Annem Türk benim” demesiyle şoku atlattık. Hostele hızlıca yerleştikten sonra Old Town gezimiz başladı.

Gittiğimiz her ülkenin bağımsızlık bayramına denk gelmemiz, tatilimizin en nahoş durumuydu. Halk tatili fırsat bilip başka yerlere gitmiş, dükkânların bir kısmı kapanmıştı. Ama o da moralimizi bozmaya yetmezdi.

Riga Old Town’da gezilecek yerlerden bazıları

Özgürlük Anıtı: Evet her ülkede olduğu gibi buranın da bir bağımsızlık heykeli var.
St. Peter’s Church: Tepesine çıkarak tüm Riga’yı tepeden seyredebilirsiniz.
Pilsetas Kanalı: Yemyeşil bir park içinde küçük tekne turları yapabilirsiniz.
Riga Dome Katedrali: Katedralin içinde bulunan pipe org oldukça dikkat çekici.
Riga Kara Kafalılar Binası: Kiremit rengi bu bina Old Town’un yeni şehre açılan bölümüne daha yakın.
Powder Tower: Sarmaşıkların dolandığı kule.

Riga

Riga

Riga’nın damlara çıkmış kara kedi heykelleri, Bremen Mızıkacıları heykeli ve görülmeye değer mimari şölenleri de diğer gezilecek yerler arasında.

Riga’da 2. Gün

Old Town’ı yeterince keşfettikten sonra sıra artık oralı gibi yaşamaya gelmişti. Bağımsızlık tatili mekânların çoğunu sakinleştirmişti. Taksim gören masum İstanbullular için bu sakinlik akıl alır gibi değildi.
En hareketli olabilecek bir barın dışarıda bulunan masalarından birinde yerimizi aldık. İşte şimdi dilimizi bilmeyen Riga halkı için gıybet çanları çalmaya başlamıştı.

“Buralarda kızlar hesabı erkeklere kitliyor.” Teorisine nasıl geldik bilmiyoruz ama bizim için nihai sonuç bu olacaktı. Her şey yan masada oturan tatlı kızın gelip bizden sigara istemesi ve muhabbete girme çabasıyla başladı.

– Çok pas vermeyin, gelir yanımıza oturur hesabı da bize kitler.

Tatlı kız çok geçmeden bir yan masamızdaki Amerikalı olduğunu öğrendiğimiz ama bizim için kod adları “gözlük” ve “fındık” olan iki delikanlının masasına oturmasıyla bizde de kumpanya başladı.

Riga

Riga

– Aha yandınız delikanlılar.
– Ne biçim de içip içip bunlara ödetecekler şimdi hesabı izleyin.

Neredeyse sandalyelerimizi onlara çevirip yüzlerine baka baka kahkahalar ata ata Türkçe konuşuyorduk. Nasılsa anlamazlar diye.

– Ooo tatlı kızın arkadaşları da geldi.
– Fındık bugün eli boş dönecek.
– Gözlük bu kızı kapar.

Riga

Riga

Çok geçmeden tatlı kızın erkek arkadaşı da olaya dâhil oldu ve bizdeki gıybet counter’ı saydıkça saymaya, hızlı hızlı ilerlemeye başladı. O an bizim için Cehennem kaçınılmazdı.

Biz sağa sola laf soka soka gülüp tam bir Türk gibi eğlenirken yanımızda beliren esmer bir çocuk hepimizin dikkatini çekmişti. Biraz dolandıktan sonra yan masamıza konuşlandı. Biz öbür masayla gıybet puanlarımızı yükseltmeye devam ediyorduk ki…

– Türk mü lan bu?
– Baya da esmer, Türk galiba.
– Aha gülüyor. Vallaha Türk.

Biz daha fazla ona laf sokmadan o devreye girdi. Azeri’yim ben adım Orhan.
Orhan’la tanışmamız o an başladı ve keyifli bir sohbetle perçinlendi. Bizi yamultacak shot’ları içtiğimiz han gibi bir yere götürdüğünde saat 01.00 civarıydı ve hava geceye dönmüştü. Mekândan 03.00’te çıktığımızda ise gündüz çoktan başlamıştı.

Bu arada söylemeyi unuttum. Gıybet masasındaki tatlı kız ve erkek arkadaşı kendi hesabını kendi ödedi. Demek ki neymiş gıybet günahmış.

Riga macerasından notlar

    • Yaz aylarında gidilmesi önerilir.
    • Biz iki gün tercih ettik ama üç gün gezmek için ideal bir süre.
    • Şehrin Old Town dışında, nehrin karşı yakasında kalan bölümüne de bir gününüzü ayırın, biz ayıramadık.
    • Ucuz bir hostel istiyorsanız, Cheapy Hostel en ucuzu.
    • Kimsenin arkasından konuşmayın, işin sonunda feci rezil olmak da var.
    • Sevgili arkadaşımız Orhan’a sevgiler.

Yeme –İçme
Genel olarak Baltık Ülkeleri’nin patatesten başka farklı bir yiyeceği yok. Genelde patates mamullerini yiyebilirsiniz. Bir de pembe pancar çorbası farklı gelebilir. Biraları güzel ve uygun. Biz Old Town içerisindeki restoranları tercih ettik ama Old Town dışındaki yeni şehirde de vakit geçirip farklı restoranlar bulabilirsiniz.

Riga

Riga

 

Riga’daki maceramız bittiğine göre yolculuğumuz Estonya’nın başkenti Tallinn‘e.

Tallinn yazısı burada!

Eda İvgen Taban

instagram/salmakis_

 

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply

Spam Protection by WP-SpamFree