Europe İtalya KESFET

MİLANO… Çok tarzsın

13 Aralık 2015
MERVE DOĞRUER

MERVE DOĞRUER

“Solo female traveller” kafasıyla sırt çantamı takıp kız başıma düştüğüm yolların ilkinde yıllar yılı görmeye can attığım İtalya yı tercih ettim. Tabii Ryanair’in Vilnius-Milano gidiş dönüş biletinin 60 euro olması da tercihime etki etmedi diyemem. Zaten Ryanair’in o akıl almaz ucuzluktaki uçak biletleri olmasaydı Litvanya’da kaldığım süre boyunca gezdiğim yerlerden birçoğunu ancak rüyalarımda gezmeye devam ederdim. Kısacası iyi ki varsın Ryanair, 1 euroluk biletlerine zeval gelmesin!

Modanın beşiği, alışverişin göbeği, dünyaca ünlü markaların mabedi, tasarımcıların gözbebeği… Milano denince akla gelenler genelde bu tarz şeyler oluyor, yalan da değil Milano dediğin gerçekten de bu! Şehri çok fazla gezdiğimi ya da uzun uzun vakit geçirdiğimi söyleyemeyeceğim. Milano, İtalya gezimde sadece bir köprü görevi gördü diyebilirim. Hoş çok fazla gezilip görülecek bir şey de yoktu zaten. Paran varsa ve modaya meraklıysan ne ala, senden daha mutlusu olamaz.

Fashion TV’de izlediğin, moda dergilerinde gözlerinde beliren kalplerle hayran hayran takip ettiğin çoğu markanın asıl mağazaları Milano’da bulunuyor. O havalı mağazalar arasında uzaya uzanan topuklu ayakkabıları, 35 derecelik haziran sıcağına rağmen bozulmayan fönlü saçları ve şıkır şıkır elbiseleriyle etrafta salınan kadınlar ile yine o sıcağa rağmen tüvit ceketleri, beyaz kapri pantolonları ve fönlü saçlarıyla – evet onlar da fönlü – gezinen erkekler görmek oldukça olağan. Yani diyeceğim o ki modayı, lüksü seviyorsan git bir gör bence! Hiç olmadı randevusu ya da alışveriş yapacak durumu olmayan diğer turistler gibi mağazalar önünde hatıra fotoğrafı çektirebilirsin.

Duomo di Milano

Duomo di Milano

Şahsen oldukça yavan bulduğum Milano’da öyle bir şey vardı ki onun muhteşemliğini görmeden kavrayabilmenin imkansız olduğunu düşünmekteyim. Duomo di Milano! Dünyanın en büyük tren istasyonlarından biri olan, mimarisiyle insanı kendisine aşık eden Milano Centrale’den metro ile ulaşılabilen katedral Avrupa’nın dördüncü büyük katedrali olma özelliğini taşıyor. Metorunun Duomo çıkışından devam edip merdivenlerden yukarı çıktığım anda tam karşımda beliren Duomo ile neye uğradığımı şaşırdım desem yalan olmaz. Hayatımda gördüğüm en ihtişamlı yapı olan Duomo di Milano ile önce bir süre bakıştık.

Sonra, Piazza Del Duomo meydanında ilerleyerek biraz daha yakınına iliştim. Bu sefer de katedral üzerine işlenen detaylarla kendimden geçtim. Tam bir gotik mimari şaheseri olan Duomo’nun hemen sol tarafında pasajı andıran alışveriş merkezi Galleria Vittorio Emanuele II yer alıyor. Pek çok havalı mağaza ve kafenin yer aldığı bu cam kubbeli çarşı, dünyanın en eski alışveriş merkezlerinden biri olma özelliği taşıyor. Yine Piazza Del Duomo civarında bulunan Royal Palace of Milan, Palazzo dell’Arengario ve bir diğer saray Palazzo Carminati gidilip görülebilecek yerlerden.

 

3

Galleria Vittorio Emanuele II

Genel olarak Milano İtalya’nın diğer şehirlerine kıyasla daha pahalı sayılıyor. Bu durum hesaplı kitaplı yola çıkan gezgin birey için biraz can sıkıcı olabiliyor. Ama acil durum çıkışı Mc Donalds’ı hemen hemen her yerde bulmak mümkün olduğundan çok da kafaya takmak gerekmiyor. Benim için Milano’nın tek özelliği Duomo idi. Zaten Bologna trenine yetişmem gerektiği için çok da fazla oyalanmadım. Asıl macera Bologna’daydı ama o başka bir hikayedir başka bir yazıda anlatılmalı! 🙂

Merve DOĞRUER

https://www.instagram.com/oimerve/

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply

Spam Protection by WP-SpamFree