Almanya Europe Genel

MÜNİH… Dachau Toplama Kampı

15 Şubat 2017
VOLKAN TABAN

        VOLKAN TABAN

Dachau: Aslında bu alışılagelmiş bir gezi yazısı değil ve maalesef ki size güzel bir yerden bahsetmeyeceğim. Dachau Toplama Kampı insanı gerçekten boktan, size de kendinizi öyle hissettiren bir yer! “Nasıl olur? Nasıl inanırlar? Nasıl yapabilirler?” diye diye geziyorsunuz içeriyi. 1933 yılında Münih yakınlarında kuruluan kamp diğer toplama kamplarına da model oluşturmuş. Tabi ki kampa nasıl gidileceğini anlatacağım ama yazımın başında, “Keşke böyle bir yer olmasaydı ve biz buraya hiç gitmeseydik” demeden edemedim.

Dachau Toplama Kampı Münih’e yaklaşık 25 kilometrelik bir uzaklıkta. Münih merkezinden S2 banliyö trenleri ile ulaşabilirsiniz. Giriş ücretsiz, isterseniz kapıda kulaklıkla ya da bir çevirmen ile sizi gezdirip kampın geçmişini anlatıyorlar. Kulaklık ücreti 3,5 € çevirmen isterseniz de 3 €…

İçeriye girer girmez şöyle bir yazı karşılıyor bizi: Arbeit Macht Frei (Çalışmak Özgürleştirir) Nasıl yani diyorum ? Benim aklıma toplamla kampları insanların öldürüldükleri yerler diye geliyor! Çalışmak ve toplama kampı… Evet, buraya gönderilen insanları çalışarak özgür kalacaklarına inandırma gibi bir şey söz konusu. Aslında istenen insanlık dışı şartlarda çalıştırarak tutsakların kırılmaları ve ölmelerini sağlamak. Toplama kamplarına yönelik yanlış bir algı mevcut. Hitler bu kamplara sadece Yahudi kökenli vatandaşlarını göndermemiş. Ona itiraz eden tüm bireyler, sosyalistler, gazeteciler, muhalifler, çingeneler, yazarlar, bilim insanlarını Dachau ve diğer toplama kamplarına sürmüş. Yakınlarının ne zaman salıverileceğini soran ailelere ya da sorabilen dönemin medyasına cevaben, bu kampların ruhsal birer merkez olduğu ve sakıncalı insanların bu kamplarla topluma tekrar kazandırılacağı, böylelikle da daha huzurlu bir Almanya kurulacağı yalanı söylenmiş. Kampın geçmişindeki Polonya ve Macaristan vatandaşları başta olmak üzere birçok etnik kökenden tutsaklar arasında 23 Türk’ün de bulunduğunu görünce açıkçası biraz şaşırdık.

Resmi rakamlara göre en az 45 bin kişiye mezar olan bu yer cidden ürpertici. Beş metrekarelik demir kaplı odalar, bir insanın zor sığacağı ama aslında orada onlarcasının kaldığı yataklar, 200 kişi için hazırlanmış ala savaş döneminde 2 bin kişinin kaldığı barakalar, girmeyi reddetmesinler diye gaz odalarına asılan ama tamamen sahte duş başlıklıkları ve insan yakılan fırınlar…

dachau

Dachau Hapisane

 

dachau

Dachau Ölüm Fırınları

O dönemden kalma eşyaları görünce insan gerçekten biraz ürperiyor. Çevirmenimiz olayları anlatırken aklıma orada kırbaçlanan insanlar, 6 bin volt elektrik verilen insanlar geliyor. Odaların içine girdiğimde garip oluyorum, dışarıdan görünmemesi için yüksek duvarlar ve her yeri izleyebilmek için ayrı ayrı 7 ayrı gözetleme kuleleri. Her girdiğim odada ölüm kokusu alıyorum.

 

Sigara içmek yasaktır

Dachau Toplama Kampı

 

 

 

 

 

 

 

Bazen bir fotoğraf ya da bir resim bütün cümlelerinizi anlatır ya işte o resmi görüyorum.

David Ludwig Bloch tarafından toplama kampında kaldığı sıralarda çizdiği bir resim bu. Sağ en altta yazan ‘21096’ kendisine orada verilen numara, imzasını bu şekilde atmış. Resim’e ilk baktığım da görememiştim. Üst kısımda bir göz var ‘tanrı gözünü kapamış’ olarak nitelendiriliyor.

David Ludwig Bloch

Filmlere, kitaplara konu olmuş bu kampta hikayesi beni en çok etkileyen ise Hans Beimler oldu.

Aşağıda da fotoğrafını gördünüz Hans Abim. Hans Beimler bir sosyalist ve Dachau Toplama Kampı’ndan kaçabilen tek kişi. Dahası böyle bir yerden kaçmışsın rahat yaşamak varken, kendisi İspanya’daki iç savaşa katılmış ve orada can vermiş bir mücadele adamı…

Hans Beimler

Hans Beimler

 

Biz seyahat edenler dünyanın en güzel yerlerini görebilir, en güzel manzaralarına şahitlik edip, en güzel anıları yaşayabiliriz. Fakat bu yerleri görmemezlikten gelmemeliyiz.

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply

Spam Protection by WP-SpamFree